Kapat
Reklam Alanı
tub
Blog 118 0

Türk Usulü Boykot Nedir? Nasıl Yapılır?

Boykot, Türk Dil Kurumu’nda bir işi, davranışı yapmama kararı alma olarak geçmektedir. Türk usulü boykot ise TDK’ya karşı çıkarcasına anlamca tam tersi olan yapmama kararını alarak yapmama olarak literatürde yerini alması bekleniyoruz. Daha iyi anlaşılması için örnekler verilerek devam edilecektir efenim keyifli okumalar.

Boykot dediğimizde sözlük anlamının yanı sıra aklımıza gelen şeylerden birisi sisteme karşı gelmedir. Grev buna örnek verilebilir. Grev direk iş bırakmak olarak geçiyor ama olsun bir davranışı yapmama kararı da aynı kapıya çıkıyor. Sisteme karşı gelme durumu, kişi veya kurumların istemediği bir durum karşısında ortaya çıkan faaliyetler bütünüdür. Örnek vermek gerekirse bir veya birden çok kişi bir ürünün satılmasını istemiyor ise o ürünü satın almayarak, ürün firmasına ciddi zarar veriyor ve firmada aklı selim bir şekilde oturup, konuşarak sisteme aykırı noktalarda o kişi veya kişilerle bir çözüm bulma yolunda ilerliyor.

Türk usulü boykot ise dünyada olanın tam tersine önce boykot edilecek kişi veya firmaların ele geçirilen bütün ürünleri satın alınıyor, sonrasında ise imha ediliyor. Boykot edilen kişi veya firmanın cebine giren paranın haddi hesabı olmadan bilinçsiz bir davranış içerisinde bulunuluyor.

Türkiye’de bu örnekleri görmek mümkün yazımızın ilerleyen bölümlerinde bir çok örnek vereceğim ama biraz daha bu konuya değinmek istiyorum zira kendimizi bu yönden geliştirmez isek istemediğimiz firmaların veya kişilerin mantıksız bir şekilde ceplerini dolduracağız. Bu konu hakkında çok kesin bir çözüm de olacak.

Neydi boykot? Bir işi, davranışı yapmama kararı alma. Şimdi gelin ülkemizde ki boykotlar kimlere karşı, nasıl yapılmış bir inceleyelim.

1-) Coca Cola Boykotu

Bir İsrail markası olan Coca Cola’nın İsrail askerlerine maddi yardım yaptığı ve bu yardımla birlikte Gazze de ki kaosun arttığına yönelik bir haber ortaya çıkmıştı. Esenler, Başakşehir, Bağcılar ve Üsküdar belediyeleri sosyal tesislerde bu markanın satılmasını yasaklamıştı. Boykotun kelime anlamıyla eşleşen bir hareket olduğu aşikar. Peki Türk halkı nasıl bir boykot yapmış görelim.

cc1

İki medya dosyasında bakkalların ne kadar da duyarlı olduğunu düşünebilir, içinizden helal olsun böyle vatandaşlarımız da var diyebilirsiniz ki bu sizin en doğal hakkınız. Bakkal amcalar paralarını ödedikleri kolaları dökerken Coca-Cola’ya ne gibi bir zarar verdikleri sorusunu mutlaka sormamız gerekiyor. At eti satan bir kasaptan 20 kilo pirzola alıp, çöpe atmak kasaba değil size zarar verir. Burada ki amaç maddi yönden zarar vermek değil, Coca Cola’ya olan öfkeyi dile getirmek gibi bir yorum da gelebilir. A şehrinin, B ilçesinde ki C mahallesinin, D bakkalının yaptığı eylemi değil Coca Cola, bir alt sokaktaki bakkal bile ciddiye alıp boykota katılmaz.

Burada yapılan en büyük hata bir yol göstericinin olması halinde kendi yöntemleriyle bir iş yapmaya çalışan, yarı bilgisiz insanları uyarma gereği duymayan insanlardır. Bakkal amca boyktun ne demek olduğu bilmeyebilir ama bunu göre göre videoya alıp yaymak da eksik bir davranıştır.

fanta

Koca bir ilden sorumlu Vali’mizin Coca Cola içmeyerek protesto ettiği firmanın diğer bir içeceği olan Fanta’yı içmesi ise ayrı bir ironi. Yanında çalışan hiç kimse uyarmıyor mu? Tamam vali bilmeyebilir ama görevli olan kişilerin bu kadar bilinçsiz olması valiyi de otomatik olarak küçük düşürüyor.

2-) Video Boykot

Bir diğer boykot çeşidimizdir. Beğenilmeyen ve kaldırılmasını istenilen videolar genellikle çok fazla izleniyor, sosyal medyadan izlenmemesi için palaşımlar yapılıyor. Güzel kardeşim. Bir videonun izlenmemesini istiyorsan daha fazla kişiye ulaştırmadan bunu yapabilirsin ki bu da videoyu izlemeyin diye paylaşmamandan geçer. En son yaşanan olaylardan birisi de Ermeni soykırımını anlatan filmin bir fragmanında Osmanlı Devleti’ne atılan iftiralar nedeniyle olması gereken bir nefret oluştu. Yapımcıların isteği belki de bu yöndeydi çünkü reklamın iyisi kötüsü olmazdı.

Tabi ki de yapılan çirkin iftiralara karşı gelmek gerekiyor ama bunu bu şekilde yapmak daha fazla reklama sebebiyet verdi. Şimdi herkes filmi iyisiyle kötüsüyle, eleştirmek için bile olsa izleyecek, forumlarda konular açılacak v.s. Eee sende şimdi reklam yaptın diyemezsiniz çünkü filmin adını vermedim, link paylaşmadım. Yapılan film boykotları seyirciler tarafından sinemaya gitmemek olacaktır. Daha büyük bir boykot ise sinema salonlarının filmi yayınlamaması olacaktır.

Ne yapılabilirdi? Video YouTube’a şikayet edilerek bir sonuca ulaşılabilirdi. Emin olun ki videoyu izleyip, dislike atanların çoğu videoyu şikayet etmediler. Video da şuan yorumlara kapalı durumda ve like-dislike istatistikleri gözükmüyor.

{Mert Can}

Bildiği her şeyi paylaşmak üzere naçizane güzel bir site kuran koca yürekli insan.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir